Projenin Amacı

Batı Anadolu Genişleme Bölgesi içerisinde yeralan ve en önemli sismojenik kuşaklardan birisi olan Akşehir-Simav Fay Sistemi (ASFS), KB-GD gidişli olan çok sayıda süreksiz aktif normal fay zonları içermektedir. Güncel morfolojiyi denetleyen bu fay zonları, ASFS’nin genel gidişine yaklaşık paralel şekilde, güneydoğudan kuzeybatıya doğru Konya, Afyon-Akşehir, Sinanpaşa (Sincanlı), Altıntaş, Ağaçköy, Gediz, Simav ve Sındırgı grabenlerinin oluşumlarına neden olmuşlardır (Koçyiğit ve Deveci, 2007). Tarihsel ve aletsel dönemdeki deprem kayıtları bu sistem içerisinde yüzey kırığı oluşturmuş çok sayıda depremin varlığına işaret etmektedir. ASFS’nin güneydoğu bölümünde yeralan Afyon-Akşehir Grabeni, sismik açıdan oldukça aktif bir yapı göstermektedir. Bölge, son olarak 03.02.2002 tarihinde merkez üssü Bolvadin ve Eber Gölü güneyi olan (M: 6.5) ve (M: 6.2) büyüklüğündeki depremlerle sarsılmıştır. Literatürde bu depremler, 1921 yılında Afyon- Akşehir Grabeninin doğusunda yeralan Doğanhisar-Ilgın’da meydana gelen depremle başlayan, 1946’da Argıthanlı, 2000 yılında ise Sultandağı güneydoğusunda etkili olarak Akşehir-Sultandağı fay zonu üzerinde kuzeybatıya doğru ilerleyen deprem göçünün bir parçası olduğu düşünülmektedir (Demirtaş vd., 2002; Emre vd., 2003). Bu deprem göçünün batıya doğru devam etme olasılığı, Afyonkarahisar ve çevresinde haritalanan diri faylar ve bu alanda varolan sismik boşluk, gelecekte Afyonkarahisar ili civarında meydana gelebilecek yıkıcı bir deprem olasılığını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde ASFS’nin kuzeybatı kesiminde meydana gelen 1928 Emet (M: 6.2), 1944 Şaphane (M: 6.2), 1969 Demirci,1970 Gediz (M: 7.2), 1979 Çavdarhisar (M: 5.9) ve 2011 Simav (M: 5.9) depremleri (Ergin vd. 1967; Soysal vd. 1981; Eyidoğan vd. 1991; Ambraseys ve Finkel 1995) sistemin günümüzde de aktif olduğunun bir göstergesidir.

Bu çalışma kapsamında ASFS çevresine GNSS ağı kurulması planlanmıştır. ASFS civarında bulunan Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı (TUTGA) noktaları ve ASFS’nin doğu kısmında Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) tarafından bölgedeki tektonik hareketlerin belirlenmesi amacıyla kurulan 21 noktalı GNSS ağı noktaları kullanılacaktır.  AKÜ’nin kurduğu bu ağda daha önce 2 kampanya GNSS ölçüsü yapılmıştır. Son yıllarda, Afyon-Akşehir Grabeni’nin orta bölümünde yeralan Bolvadin yerleşim alanı içerisinde, Bolvadin Fayına paralel/yarıparalel gidişli daha önceden olmayan yüzey deformasyonları oluşmuş ve oluşmaya devam etmektedir. Yerleşim alanlarından geçen yüzey deformasyonları üzerinde yeralan bazı binalarda çatlamalar, yeraltı su ve kanalizasyon kanallarında kırılmalar meydana gelmiştir. Çizgisel gidişli yarık ve çatlaklar şeklinde gözlenen yüzey deformasyonları boyunca güneydoğuda kalan bloğun düştüğü gözlemlenmiştir. Daha önce kurulan ve bu bölge içinde kalan bir GNSS noktaları incelendiğine stabil kalan alanlara göre bölge içinde kalan istasyon noktasında yaklaşık 20 cm.lik düşey hareket izlenmiştir.

Bu çalışmanın ilk amacı olarak ASFS nin güncel hızları ve gerinim değerleri elde edilecektir. Bunun dışında Bolvadin civarında meydana gelen yüzey deformasyonlarının nedeninin ve miktarının tespit edilmesi için bir takım jeolojik ve jeodezik teknikler yardımıyla ölçümler yapılacaktır. GNSS ölçüsü, Nivelman ve SAR tekniklerinin birlikte kullanılmasıyla düşeyde ve yatayda oluşan deformasyonlar daha doğru ve duyarlı bir şekilde belirlenecektir. Bu amaçla 3 temel iş paketi tanımlanmıştır. İlk iş paketinde ASFS’nin çevresine GNSS noktaları tesis edilerek GNSS ölçüleri yapılacaktır. Bu noktalar daha önceki çalışmalarda (Aktug vd. 2009, Aktug vd. 20010) yapılmış olan GNSS ölçüleri noktalarını kapsayacaktır. Bu mevcut ölçüler Harita Genel Komutanlığından satın alma yoluyla temin edilecektir (en az 3 kampanya). Böylelikle yapılacak olan bir kampanya GNSS ölçüsü ile güncel hız alanı elde edilebilinecektir. Ayrıca bu iş paketi içinde yüzey deformasyonlarının aktif olduğu bölgeye (Bolvadin civarı) 2 adet sabit GNSS istasyonu kurulacaktır. Bu istasyonlardan birisi AKÜ Harita Mühendisliği bölümü tarafından kendi imkanları ile kurulacaktır. İkinci istasyonun ise bu proje kapsamında kurulması planlanmaktadır. Fay hattına dik profiller şeklinde kurulacak nivelman ağlarında ise dijital nivo ile geometrik nivelman ölçümü yapılacaktır.

İkinci iş paketinde bölgeye ait radar görüntüleri alınacaktır. Geçmişe dönük olarak Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından yönetilen ERS-1, ERS-2 ve Envisat uydularına ait arşiv ve güncel görüntüler alınacaktır. ESA tarafından sağlanan görüntülerin yanında Alman Uzay Ajansı tarafından kontrol edilen TERRASAR-X uydusuna ait arşiv ve güncel radar görüntülerinin alımı da planlanmaktadır. Elde edilen görüntülerin değerlendirilmesi suretiyle bölgedeki deformasyon alanı ve özellikle düşey yöndeki deformasyonlar tespit edilecektir.

Üçüncü iş paketinde ise yapısal, stratigrafik ve sedimantolojik çalışmalardan oluşan yüzey jeolojisi çalışmaları ile Bolvadin fayı ve son yıllarda bölgede meydana gelen çizgisel gidişli yüzey deformasyonarı haritalanacaktır. İlgili yüzey deformasyonları ve Bolvadin fayı üzerinde paleosismoloji amaçlı 2 adet hendek açılacaktır. Bu kapsamda, Bolvadin yerleşim alanı içerisinde son yıllarda meydana gelen yüzey deformasyonlarının nedenleri araştırılacak, Bolvadin Fayı üzerinde yakın jeolojik geçmişdeki (son 10.000 yıl) deprem aktivitelerinin araştırılarak gelecekteki deprem davranışlarının tahmini ve deprem tehlike değerlendirmelerinde gerekli parametreler elde edilebilecektir.

Bu çalışmanın sonunda ASFS nin güncel GNSS hızları elde edilecektir. Ayrıca Sultandağı fayının Bolvadin bölümünde değerlendirilecek radar görüntüleri ile GNSS ve nivelman tekniğinin nokta bazında sunduğu hızlar, alansal ölçekte genişletilerek özellikle bu bölgedeki düşey yöndeki değişim trendi hesaplanmaya çalışılacaktır. Bu bölgede açılan hendeklerin ve hız alanı bilgilerinin yardımı ile bölgenin deprem tekrarlanma periyodu hakkında bilgi sahibi olunacaktır. Hız alanı bilgileri, alansal deformasyon değerleri ve jeolojik çalışmaların birleştirilmesi ile bölgenin depremselliği ve deprem üretme potansiyelleri hakkında önemli bilgiler literatüre katılmış olacaktır.

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.
Onlarca birbirinden farklı ribon çeşidiyle firmamız, sizlere en kaliteli ürünü en uygun fiyatlardan vermeyi amaçlıyor. Resin ribonlar daha çok sentetik ve plastik etiketler için uygundur. Fiyatları Wax Resine göre daha pahalıdır. Resin ribon en dayanıklı ribon çeşididir. Aşınmaya, kimyasallara ve yüksek ısıya maruz kalacak etiketlerde tercih edilir.Tekstil baskılarında en ağır yıkamalara dayanıklı ribon olan resin ribon alkol testinde de çıkmamaktadır. Resin ribonla polyester, polimid, polipropilen ve polietilen etiketlere baskı yapmak mümkündür. Reçine oranı diğer türlere kıyasla en yüksek seviyededir. Karışımında karbon, bazı kimyasallar, reçine ve balmumu kullanılır. Wax Resin ribonlar adından da anlaşılacağı üzere wax ile resin kalite ribon arasındadır. Fiyat olarak wax ribonların ortalama olarak 2 katı fiyatında resin ribonların ise yarı fiyatındadır. Bazı barkod yazıcılar normalde kağıt bazlı etiketler üzerine baskı için wax ribon kullanılması gerekiyorken wax resin ribona ihtiyaç duyarlar. Bu durum barkod yazıcının baskı kafası ile alakalıdır. Wax ribon, genel amaç ile ekonomik olarak termal transferi yapılmasını sağlayan ribon çeşididir. Kağıt bazlı etiketlere baskı alırken kullandığımız wax ribonlar uygun fiyatları ile de baskı maliyetini düşüren ribon çeşididir. Plastik bazlı etiketler hariç diğer tüm etiketlerin %90′ ına yakınına wax ribon ile baskı alabilirsiniz.